Anlatacak hikayen yoksa,

yazacaksın!

•  🧠 🖤 👁 🎥 ✏️  •

Cesur markaları kalplerde ve satışlarda büyüten; bağımsız, popüler yaratıcı, ödüllü fikir dükkanı.

 

ELİMİZDEN GELENLER / WHAT WE DO?

Serdesin bir fikir üretim yeri, yaratıcı içerik / hikaye üretim yeri, reklam filmi yapım yeri ve görsel tasarım üretim yeridir.

Yeri gelir, Serdesin gücünü reklam kampanyası üretmede, yaratıcı iletişim stratejisi kurmada, kurumsal kimlik ve tüm basılı işler tasarlamada kullanır; yeri gelir televizyon programları yazar, televizyondaki programlara içerik üretir, komedi programlarına fikirler yazar, dizi yazar, sinema filmi yazar, ünlü / yetenek iletişimi yapar.

Serdesin, insanlarla selamlaşmayı, konuşmayı ve insanları konuşturmayı iyi bilir.

Serdesin is a full-service idea creator, creative strategy builder, popular content & story and print design creator for advertising, TV and film industry on

new media / digital and conventionel platforms.

POPÜLER KREATİF
İÇERİK
POPULAR CREATIVE
CONTENT
NEW MEDIA / DIGITAL & SOCIAL MEDIA CREATIVE
YENİ MEDYA / DİJİTAL & SOSYAL
MEDYA KREATİF ÜRETİM
POPÜLER KREATİF
REKLAM
TV DÜNYASI
İÇERİK
ÜRETİMİ
CONTENT & SCRIPTWRITING
FOR TV INDUSTRY
POPULAR CREATIVE
ADVERTISING

MAZİMİZ / OUR STORY

“Hey maşallah” diye içinden geçirdi Vanlı adam… 

 

Mevsimlerden yaz, sıcaklığın değil ama nemin insanı mahvettiği günlerden… Takvimler 1998 yılının aralık ayını gösteriyor çünkü dükkandaki bütün takvimler bir önceki kiracıdan kalmış.

 

Vanlı adam duvarda asılı olan saatli maarif takvimine uzandı, bir yaprağını kopardı, arkasını okumaya başladı: “Bugün açılan dükkanlara koyulacak isimler; tuhafiyeciyse Gülnur, reklamcıysa Serdesin”. O esnada kayınbiraderi; “Serhat napıon lan orda, oyun oynama gel yardım et, belim koptu” diye serzenişte bulununca, Serhat koştu; kayınbiraderinin sırtındaki iki masadan birini yüklenip, dükkana taşımaya koyuldu.

 

Kadıköy’de, Yoğurtçu Parkı’nın karşında hummalı bir çalışma sürüyordu ve bütün mahalle toplanmış büyük bir heyecanla olan biteni izliyordu. Genç felsefe öğrencisi Salih terden transparan bir hal almış atletiyle kalabalığın içine daldı: “Kardeşim dükkan taşıyoruz, kalabalık etmeyin, gidin az ilerde izleyin, hadi gidin.” Kalabalıktan yaşlıca bir bey “Islah çalışması için mi açılıyor bu şantiye? Kaç ay sürecek çalışma? Büyük şehir mi bakıyor buna, Kadıköy Belediyesi mi?” diye sorunca, sabahtan beri güneşin altında möble taşımaktan haşatı çıkmış Berkay “Ne bileyim amca. Şantiyeyle alakamız yok bizim. Dedik ya dükkan taşıyoruz diye. Reklamcı açıyoruz biz. Çekilin de yaratıcı sürecimize başlayalım artık.” diye kükredi. Yaradılıştan çelimsiz bir insan olduğundan kimse çok kafasına takmadı Berkay’ı. Dükkanın açılışı ile önündeki şantiye açılışının aynı güne denk gelmesi genç reklamcılar için büyük bir talihsizlik olmuştu. Sıcağın altında yük taşımak yetmiyormuş gibi bir de iş makinası sevdalısı emeklilerle de uğraşmaları gerekiyordu.

 

Fiziksel işe alışık olmayan fikir işçileri yorgun, moraller bozuktu. Toza bulanmış bedenlerden oluk oluk ter boşalıyordu. Genç reklamcılar soluk soluğa kalmış, açlık ve susuzluğa karşı eşi benzeri görülmemiş bir mücadele veriyorlardı. Her geçen saniye umutlar biraz daha tükenirken batan güneşin önünde elinde poşetlerle bir kahramanın silüeti belirdi. Asfaltın üzerinde ağır adımlarla dükkana tavuk döner taşıyan bu kahraman Nevzat’tan başkası değildi. Can; “Olum nerde kaldın bi saat oldu gideli. Öldük açlıktan. Benimki full karışık olcaktı. Hangisi benimki?” diyerek Nevzat’ın üzerine atıldı. Tavuk dönerler paylaşıldı, ayranlar plastik bardaklara döküldü. 

 

Gün yavaş yavaş geceye dönerken genç reklamcılar büyük bir gururla eserlerine bakıyorlardı. Ne acı, ne bitkinlik kalmıştı. Bu işe yüreklerini koymuşlardı. Şimdi hikaye yazma, film çekme, mesaj girme zamanıydı. Üretilecek ciğerli projeler, kaynaşılacak koca bir mahalle vardı. “Merhaba kuaför Serkan, merhaba kahveci Ali Abi, merhaba bakkal Dilek Abla; işte buradayız, biz de varız! Derdinize derman, size yoldaş olmaya geldik.” diye haykırdı Berkay. Deniz Berkay’ın yüzüne okkalı bir tokat atıp “Bağırma lan akşam akşam!” diye de ekledi. “Fikirlerin filizleneceği, çayın her daim demli olduğu bu muhabbet ocağının adı “Serdesin” olacak” dedi Serhat. Geri kalanlar onu kafasıyla onayladılar.

 

Reklam okyanusuna yelken açmaya hazır olan ekmek teknelerine son bir kez daha baktı Vanlı adam ve içinden geçirdi:

 

“Hey maşallah”

 
 

Serdesin

insanlarla selamlaşmayı, konuşmayı ve insanları konuşturmayı iyi bilir.

Serdesin bir Fikir Esnafı’dır.

Kendine Esnaf Reklamcılık, dükkanına da Fikir Dükkanı der.
Serdesin ayrıca hikâye üretim yeridir, yaratıcı popüler içerik üretim yeridir.

“Anlatacak hikâyen yoksa yazacaksın!” der. Var olan hikâyeyi daha popüler hale getirir,

hiç yoksa baştan hikâyesini yazar, popüler hale getirir.

Çünkü hikâyesi olmayan hiçbir içerikle, insanların iletişime geçmediğine inanır.

Yani; Serdesin markayla müşterisi arasındaki hikâye bağlantısıdır.

Yazdığı hikâyeler ile müşterinin ve markanın arasında selamlaşma başlatır.

Müşteri marka hakkında kendi kendine, sağda solda, cepte internette,

evde işte konuşur ve hoşuna giderek çevresini de konuşturur.

VELİNİMET / WE CREATE FOR

 

RAFTAKİLER / WHAT WE DID

 
 

BİZİ BEĞENİYOR MUSUNUZ? / LIKE US

  • White Facebook Icon
  • White Twitter Icon
  • White Instagram Icon
  • White Vimeo Icon
FACEBOOK
TWITTER
INSTAGRAM
VIMEO

Bİ' ÇAY İÇELİM / CONTACT US

Serdesin

#esnafreklamcılık #fikiresnafı

Marko Paşa Köşkü, Dalga Sokak No:22 Moda - Kadıköy / İstanbul

ser@serdesin.com

+90 216 330 81 38

 

© 2020

Serdesin

Reklam Prodüksiyon Menajerlik

Ticaret Limited Şirketi

 

Bizi Beğenin / Follow Us

  • White Facebook Icon
  • White Twitter Icon
  • White Instagram Icon
  • White Vimeo Icon
Esma Çiftçi

Velinimet Konuşanı - Usta // Sr. Brand Manager